Diyarbakır Kilisesi’nin Öyküsü
Topluluğumuza katılan bazıların şahsi öykülerini okumak için buraya tıklayınız.
 |
Kilise Önderimiz Ahmet Güvener |
|
1991 yılında Rab'be hizmet etmek için Erol isminde bir kardeş Diyarbakır'a gelip ailesiyle yerleşti. Bu ailenin büyük bir özveri ile çalışması sonucunda Rab işledi ve küçük bir topluluk kendi evinde toplanmaya başladı. 1995 yılına kadar bu çekirdek grupta pek bir büyüme görülmediği halde bu yıldan itibaren birçok olumlu gelişmeler başladı. Bu arada ilerde kilisede önder olacak kişiler de yetişiyordu. 1996 yılında müjdeleme amaçlı şehrin merkezinde bir Kitap Kırtasiye açıldı. Onun aracılığıyla birçok kişi topluluğa katıldı.
1997 yılında Erol kardeş buradaki işlerini bir nevi tamamladı, hem fiziksel rahatsızlık hem de kilisenin azda olsa biraz olgunlaşması sonucunda Diyarbakır'dan ayrılmaya karar verdi. Kendisi gitmeden önce kilisede önderlik yapmak üzere Ahmet kardeşi ihtiyar olarak, Cengiz ve Hamdullah kardeşleri de diyakon (hizmetçi) olarak topluluğun onayıyla atadı. Bu arada kilise kardeşlerin evlerinde toplanıp tapınıyordu. Bu çetin seneler boyunca kilisede birkaç yabancı kardeş de topluluğa destek oluyordu. Bir süre sonra açıkça tapınmak için ve devlet tarafından tanınmak için bir yere ihtiyaç duyulduğu anlaşıldı. Bunun için yıllarca dua edilip yer arandı.
1999 yılında şehrin çok fakir ve tarihi semtinde uygun bir yer bulundu. Özellikle eski Hristiyan mahallesinde olan tarihi Meryem ana Ortodoks Kilisesi karşısında olduğu için uygun görüldü ve çok ucuz bir fiyata alındı.
2001 yılında birçok kilise tarafından destek toplandıktan sonra mevcut yerde inşaata başlandı. O tarihte kilise yapmak için yasada yer olmadığından dolayı konut adı altında yaptırılmak üzere izin alındı. Fakat yetkililere sunulan ve kabul edilen orijinal projede kilise unsurları açıkça beyan edildi. Yine de inşaata başladıktan birkaç ay sonra misyonerlikle ilgili basının yarattığı birçok sansasyondan dolayı inşaat durduruldu ve binanın sahibi olarak adı geçen kilise önderi ağır ceza mahkemesine verildi. Bir buçuk yıl yargılanmanın sonunda kilise önderinin suçsuz olduğu anlaşıldı ve beraat etti. Kısa bir zaman sonra inşaata devam edildi.
2003 yılının başında inşaat tamamlandı ve Nisan ayından itibaren topluluk yeni binada ibadet etmeye başladı. Fakat kilise binası konut adı altında bitirildiği için birkaç ay sonra Diyarbakır Valiliği şöyle bir tebligat gönderdi, “Bu binada ibadet etmeniz suçtur”. Bu sefer kilisenin önderine karşı “İzinsiz kilise açma" nedeniyle Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldı.
2004 yılının 12 Mayısında ilk duruşmada savcının tavsiyesi üzerine mucizevi bir şekilde kilise önderi beraat etti ve onunla birlikte kilisenin önü açıldı. Birkaç gün sonra, 5 ay önce sunulan kilisenin imar durumu değişikliği müracaatı görüldü ve ilk seferinde reddedilmesine rağmen ikinci seferinde kabul edildi ve yakında tamamlandı.
2006 yılının Nisan ayında Kilisemizin Derneği kuruldu ve şimdi Devletin sağlamış olduğu hak ile özgür ve düzenli şekilde bir araya geliyoruz.
Topluluğumuza katılan bazıların şahsi öykülerini okumak için buraya tıklayınız.
|