swoosh Diyarbakir Kilisesi Menu Top
endspacerDerslerspacerSorularspacerMedyaspacerLinklerspacerİletişimend
swooshspacerAnasayfaspacerÖykümüzspacerİnanç BildirgesispacerHizmetlerimizend
bottom
FadeT¨rk¸e BlockEnglishFadespacer

end Önceki Sayfa  İçindekiler  Sonraki Sayfaend
Hey Gavur Anlatsana...

Giriş

Halkımızın çoğu, herkesin her alanda, düşünce, ifade ve seçtiği yaşam tarzında özgür olduğunu savunur. Ama ilginçtir ki işin ucu kendisine dokununca işler tam tersi bir durum alır. Eğer kendi akrabası, eşi veya çocuğu bu seçimi yapıp farklı bir görüşe sahip olursa, aynı bu kişi evde kiyameti koparır. Aynı şekilde bizler Hristiyan olduğumuzdan dolayı sürekli olarak ailemizin ve çevremizin tepkisiyle karşı karşıya kalıyoruz. Bu tepkisel davranış yalnız evimizde kalmıyor, tüm ülkemizce gerçektir. Her hafta öğrencilerden doçentlere, ateistlerden müftülere kadar, hemen hemen her kitleden oluşan yüzlerce insan kiliselerimizi ziyaret etmektedir. Ama üzücü olan bu kişilerin çoğu önyargı ya da yanlış bilgilerle dolu olması. Herkesin soruları farklı gibi görünse de, içerik olarak aynı yanlış ve kulaktan dolma bilgilerin sonucunda doğan sorulardır. Bu yanlış bilgiler özellikle medya tarafından gerçekmiş gibi sunulan söylentiler olup halkımızı bizimle karşı karşıya bırakıyor. Tabii biz buna alınmıyoruz çünkü biz de bu ülkenin çocuklarıyız ve Hristiyanlıkla ilgili aslı astarı olmayan bu yalanlarla yetiştirildik.

Hristiyanlarla ilgili dedikodular çok yaygın ve hepsi birbirinden renkli. Kimisine göre: “Bu Hristiyanlar yurtdışından destek alıp devletin kuyusunu kazıyorlar”, kimisine göre de, “Dinini değiştirip Hristiyan olana para veriyorlar”. Buna benzer daha nice karalamalar dilden dile dolaşıp duruyor. Bunu da söylemeliyiz ki bu tür sözler özellikle yakın akrabalarımız ve arkadaşlarımızdan duyunca çok üzülüyoruz çünkü bu iddiaların hiç birinin gerçekle uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bizler her hangi bir menfaat için Mesih'e iman etmedik, tam aksine İsa Mesih'i izlemeye karar verdiğimizden beri, özellikle halkımızın bu önyargılarından ötürü, çok sıkıntı çektik ve halen de çekiyoruz. Hatta aramızda birçok kişi Mesih'e iman ettiği içi işten atıldı, evden kovuldu ve dayak yiyip hakarete uğradı. Yine de maddi ve manevi olarak zorluk çeksek bile Mesih sayesinde edindiğimiz bu derin sevgi, sevinç ve ümit her şeye değerdir. İşte bizler Tanrı'nın Mesih aracılığıyla sunmuş olduğu bu mükemmel sevgi ve kurtuluş için iman ettik. O nedenle içimizdeki bu ümidin nedenini anlatmadan da edemeyiz. Dolayısıyla Türkiye'de yaşayan Mesih imanlıları olarak halkımızın inancımızla ilgili yanlış bildiği ve en sıkça sorduğu sorulara İncil'e uygun cevap vermeyi borç biliyoruz. Bu küçük kitapçığın amacı bu soruları birkaç başlık altında toplayıp net bir şekilde yanıtlamaktır. Eğer Hristiyanlıkla ilgili önceden kalan önyargılarınız varsa, umarız onları bir kenara bırakıp açık bir zihniyetle sunacağımız cevapları değerlendirebilirsiniz.

 

 


ÖNYARGININ GÜCÜ

Zamanında en ünlü ve şöhretli bilim adamı Aristo, ağır maddelerin daha hafif maddelerden yere daha çabuk düştüğünü söylemişti ve iki bin sene boyunca herkes öyle biliyordu. Fakat 1589 yılında Galileo adında bir İtalyan araştırmacı, birçok bilim adamını eğilen Pisa Kulesi etrafına toplayıp binanın tepesinden on kiloluk bir taşla birlikte bir kiloluk bir taşı yere atarak Aristo'nun iddiasına meydan okudu. Her iki taş aynı anda yere düştü. Ama insanın önyargısı öyle inatçıdır ki, olaya görgü tanığı olan bilim adamları buna rağmen Aristo'ya inanmaya devam ettiler…

 

 

 

 

end Önceki Sayfa  İçindekiler  Sonraki Sayfaend

 

spacerFadeTürkçeBlockEnglishFade

Sorularınız ve yorumlarınız için dbkilisesi@yahoo.com'a yazınız.

Bu sayfanın telif hakları © 2005-2007 Diyarbakır Kilisesi'ne aittir.
Her hakkı muhafızdır.

A Web Site by Hawke AI

Site look by Twenty-Seven Degrees Studios