Öykülerimiz
Paşa — Ben 1983 yılında Kayseri'de doğdum ve daha 2 yaşındayken babamı kaybettim. Ondan sonra annem bizi alıp DİYARBAKIR'A dayımların yanına getirdi. Benim ve ailem için çok zor günler başladı. Dayılarımın bizimle ilgilenmemesi sonucunda annem çok zor durumda kaldı ve bunun üzerine dayılarım anneme çocukları “yuvaya ver” dedi. Annem çok zor günler geçirdi ama annem çalışmaya başladı ve bizler okula gitmeye başladık. Sonra üniversiteye başladım ve burada birçok olaylara katıldım birçok kez gözaltına alındım birçok acılar çektim, ama yavaş yavaş uzaklaşmak için artık farklı şeyler yapmak istiyordum. Arkadaşlarla birlikte Alevilerin açmış olduğu PİR SULTAN ABDAL derneğine gitmeye başladım ve orada Gökhan diye biri vardı çok güzel saz çalıyordu ve bu arkadaş her zaman amcasının PAPAZ olduğunu söylüyordu. Ben alevi olduğum için ailemde bir din kavramı yoktu. Önceden de Mardin'de kiliseye gittiğim için arkadaşın amcasını merak ediyordum ve bir gün arkadaşa amcasıyla tanışmak istediğimi söyledim. Bir gün Gökhan ile birlikte amcasını ziyarete DİYARBAKIR KİLİSESİNE gittik ve amcası AHMET ĞÜVENER ile tanıştık ve bana İncil hediye etti. Bir süre İncil'i okudum ve yakın bir zamanda DİRİLİŞ BAYRAMI vardı beni davet ettiler. Diriliş bayramına geldiğimde çok şaşırmıştım bana çok farklı gelmişti. Bayram töreni sırasında Suzan adlı bir kız tanıklığını anlatıyordu. Bu kız öyle heyecanlıydı ki ben onu bu kadar heyecanlandıran şeyin İncil olduğuna inanamıyordum. Fakat o günden sonra İncil'i daha fazla okumaya başladım ve gerçekten o kızın neden o kadar heyecanlandığına hak vermeye başladım ve İncil'i daha fazla merak etmeye başladım. AHMET GÜVENER ile ders çalışmaya başladık ve iman etmemi sağlayan sözler buldum.
Yuhanna 3:16 "Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu'nu verdi. Öyle ki, O'na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun."
Bu ayeti okuduğum zaman gördüm ki gerçek kurtuluş ve yaşam MESİH'İN kendisinde ve ben de bu şekilde Mesih'e iman ettim. Şimdi derslerimde başarılı biriyim ve olaylardan uzak duruyorum. En çok hoşuma giden bir olay şuydu: her zaman beni ve arkadaşları gözaltına alan polislerden birini gördüm ve bana "artık yoksun olaylarda” dedi. Ben kiliseye gittiğimi söyledim ve “keşke bu olaylara karışan herkes kiliseye gitse”, dedi. Bu sözü çok hoşuma gitmişti ve gerçekten Mesih'in benim hayatımda neler yaptığını görebiliyordum ve çok mutluydum. Yuhanna 8:32 "Gerçeği bileceksiniz ve gerçek sizi özgür kılacak" dedi.
 |
Kilisemizde Havari Kursuna Katılan Bazı Gençler |
|
Rojda — Ben 1985 doğumluyum. Ve hayatım Diyarbakır İzmir arasında gidip gelmekle geçti. Annemle babam ayrılınca hayatımız altüst olmuştu. Tüm kardeşlerim ve ben annem ile birlikte İzmir'e taşındık. Ama bir kaç defa tüm düzenimizi bozup Diyarbakır'a geri döndük. Ne İzmir'de ne de memleketimizde mutlu değildik. Artık İzmir'de yaşamaya alışmıştık. Ben 18 yaşındayken hayatımı sorgulamaya başladım. Ailemin durumunu anlamak için psikoloji kitaplarına dalmıştım. Ve bir de akıl hocam vardı. O da bu tür kitaplar okurdu ve bana tavsiye ederdi. Onun güzel bir yuvası vardı. Çocukları ve eşiyle tatlı bir aileydi. Aynı zamanda abimle mektuplaşırdık. Abim hapishanedeydi. Genç yaşta cezaevine girmişti. Onunla ailemizin durumu hakkında yazışırdık. Geleceğe dair planlar kurardık ve o çıkınca harika olacağına inanırdım. Mektupları ümitlendirmişti. Tek düşündüğüm şey artık kendimize çeki düzen vermekti. Artık annem gece geç saatlere kadar çalışmamalıydı. Kardeşlerim isyankâr olarak büyümemeliydi diğer abim gibi. Kendilerine zarar vermelerinden korkuyordum çünkü bunu bende düşünmüştüm. Abim sadece kendine zarar vermiyordu, bizim canımızı da yakıyordu artık. Büyük abim ceza evinden 2 sene sonra çıktı. Ama ne yazık ki küçük abim şimdi cezaevine düşmüştü. Ama umutluydum, abimin değiştiğini düşünüyordum ve harekete geçme zamanıydı. Artık ben ve abim çalışacaktık. Temiz ve mütevazi bir hayat sürmek istiyorduk.
Bir yıl çabaladık, ama hiç bir şey umduğum gibi olmadı. Boşuna çabaladığımı gördüm. Abimden de ümidim kesildi başaramamıştık. Akıl hocamın herşeye rağmen mutsuzdu. Artık onun sahip olduğu hayata sahip olsam da mutlu olamayacağımı anladım. O da benim gibi çaresizdi kayıptı. Okuduğum kitaplara gelince artık onlardan nefret ediyordum. Tüm psikoloji kitaplarında sorunlar ve sorunların nedenleri vardı ama ÇÖZÜM yoktu. Hiçbir şey bu durumumdan beni kurtaramıyordu. Hayat budur katlanmalıyım diye düşünüp kendimi bıraktım. Artık yanlış olduğunu bildiğim halde sevmediğim ortamlara girdim. Şimdiye kadar yargıladığım günahların içine daldım. Zaten önceleri de pek temiz sayılmazdım. Ama artık her şeyi inadına yapıyordum. Çözüm yoksa debelenmemin anlamı da yoktur diye düşündüm.
Bir gün yine şehirler arası otobüste İzmir'e dönerken bir düş gördüm. Otobüsten dışarıyı seyrediyordum. Sonra bir yol gördüm gökyüzüne doğru uzanıyordu. “Allaha giden yol!” dendiğini duydum. Sonra kendime geldim. 2005 yılıydı. Nisan ayıydı. Ne demek olduğunu anlamamıştım. 2006'da Hristiyan bir bayanla tanıştım. Ve bana İsa Mesih'ten bahsetti. Ben o sıralar namaz kılıyordum. Ve yine ailem için ümitsizce dua ediyordum. Sonra o kadınla birlikte dua ettik. O benim ailemdeki bireyler için tek tek dua etti. En ümitsiz vakıalar için bile sevgiyle dua etti. Tanrı'nın Mesih aracılığıyla dualarını yanıtlayacağından emindi. Benim hoşuma gitmişti.
Daha sonra kiliseye gittim. Bir ayet duvara yazılıydı, “Tanrı Sevgidir.” Bu Tanrı'ya hakarettir diye düşündüm çünkü sevginin ne demek olduğunu bilmiyordum. Sevgi bana göre önemli bir kavram değildi, ama bu sadece benim düşüncem değildi. Anlamı boşaltılmıştı saptırılmıştı. Sevginin ne olduğunu bilmiyorduk.
Artık dualarımda İsa Mesih'i anıyordum. Ona yalvarıyordum. Annem için dua ederken bir kaç defa “Sevgide Ümitsizlik Olmaz” dedim. Ama bunu ben mi diyordum? Peki ama anlamı nedir bunun? Sonra kilise duvarındaki ayet geldi aklıma. O an anladım ki Tanrı kendisine güvenmemi istiyordu. Sonra sevinçle tekrar dua ettim ve her şeyi Tanrımın ellerine bıraktım. Bu arada kiliseye gitmeye devam ediyorduk annemle birlikte. Ama annemle ben o günden sonra Mesih'in hayatımızda nasıl çalıştığını gördük. Ve artık yaşantımızın tamamını O'nun ellerine bırakmamız gerektiğini anladık ve O'na güvendik. Bir kaç ay sonra hayatımız yeniden şekillendiriliyordu. Bizim için zordu özellikle annem için. Ama artık vazgeçemediğimiz bariz günahlar yoktu hayatımızda. Bunu şimdiye kadar ne ben ne abim ne de başka etkenler başaramamıştı. Mesih bizim için ölmüştü ve Kendisinde bizim kutsal bir hayat sürmemizi istiyordu. Şimdi O'nun herkes için Tanrı'ya giden yol olduğunu biliyoruz. Ve Mesih'i Rab ve Kurtarıcımız olarak kabul ediyoruz. Sorunlar yok değil ama artık kutsal bir hayat sürüyoruz. Mesih bizi hala değiştiriyor. Şimdiki mutluluğumuz için O'na borçluyuz.
Şahin — Ben Diyarbakır da doğup orada büyüdüm. Müslüman bir ailede ve Müslüman bir çevrede büyüdüm.18 yaşlarına kadar Müslümanlığın gereklerini yerine getirirdim. Namaz olsun oruç olsun gerekli olan her şeyi kaçırmamaya özen gösterirdim.
Hristiyanlık hakkında pek fazla bir bilgim yoktu. Sadece bunları biliyordum: Hz.İsa diye bir peygamber var. Ona İncil gönderilmiştir ve İncil değiştirilmiştir. Ve Hz.İsa çarmıha gerilmeden önce göğe alınmıştır. Kısaca bunları biliyordum.
Ama bir gün kiliseye gittim. O gün paskalya bayramıydı. Yani İsa'nın dirilişinin kutlandığı gün. Ve orda çok farklı bir mesaj vardı. Orda İsa'nın bütün insanlar uğruna çarmıha gerildiği yazıyordu. Ve ben bunların bildiklerimden çok farklı olduğunun farkına vardım. Ve ondan sonra araştırmaya başladım. Kafamda birçok soru vardı.
Ve Kutsal Kitap'ta çok farklı bir mesaj vardı. Şunu söylüyordu: Adem'den sonra tüm insanlarda günah ve ölüm egemen olmaya başladı. Ve günah ve ölüm bizim tekrar Rab'bin cennetine gitmemize engeldi. Ve RAB Sevgilim dediği insanlar için bağrından kopan kuzuyu yani Mesih İsa'yı dünyaya gönderdi. Ve o bizim için çarmıha gerildi.
Ve bu mesaj benim için tek başına yeterdi. Ve sorularıma da cevap alıyordum. Zor bir dönemden sonra kutsal kitabın Allah'ın esini olduğuna iman ettim.Ve Mesih'i kurtarıcı olarak kabul ettim.
Rom.3: 22-24 “Tanrı insanları İsa Mesih'e olan imanlarıyla aklar. Bunu, iman eden herkes için yapar. Hiç ayrım yoktur. Çünkü herkes günah işledi ve Tanrı'nın yüceliğinden yoksun kaldı. İnsanlar İsa Mesih'te olan kurtuluşla, Tanrı'nın lütfuyla, karşılıksız olarak aklanırlar.”
İlyas — Rabbe gelişim annem sayesinde oldu. Annem Ortodoks adetlerine göre büyütülmüş ama Mesih’i başkalarının kulaktan dolma hikâyelerinden değil Kutsal Kitaptan öğrenmeye karar vermiş ve Mesih'e bağlanmış bir kadındı. Bu yüzden Mesih'i anlatan ve onun yolundan giden Protestan bir kilisede büyüdüm.
Mesih’le çocukluğumda bu kilisede annemin sayesinde tanıştım.
İnsanların kafalarındaki “Ortodoks veya Hristiyan olarak büyümüş olmak” fikri yüzünden ilkokuldan üniversiteye kadar insanların dışlamaları ile karşılaştım ama ne ‘Hristiyan’ doğmak ne de ‘Hristiyan’ yetişmenin insanları Hristiyan yapmayacağını sonradan öğrendim.
Gençliğimde günlük hayatımdaki düzensizliğe bir çözüm ararken çocukluğumdan itibaren duyduğum Mesih’i anlamaya başladım.
Birçok arkadaşım olmasına rağmen İsa Mesih hayatımda benimle Yaradan arasında olan sevgiyi tazeledi. Allah’ı ve onun benim için yaptığı fedakârlıkları anlamaya başladım. İsa Mesih'in yaptıklarını her okuduğumda onun ölümü yenmiş diri varlığının hayatımda daha çok yer bulduğunu ve beni değiştirdiğini gördüm. Yaptıklarımı onun istekleri doğrultusunda yaparak hayatıma onun aracılığı ile yön verdim. Mesih ortaokuldan itibaren basamakları tek tek çıkmam için bana yardımcı oldu. Ulaşmamın mümkün olmadığı şeylere onun sayesinde sahip oldum öğrencilik hayatında vasat bir öğrenci olmama rağmen Mesih'in sayesinde başarmanın hayal olduğu şeyleri başardım. Mesih’in benim yani kendisini tanımayan hatta belki kendisinden nefret eden kişilerin günahları için kendini feda etmiş olması beni ona daha çok bağladı ve kişiliğimi şekillendirmeme yardımcı oldu. Bu şekilde Mesih'in karşılıksız sevmeye davet eden sözlerine yönelerek Allah'ın bizden istediği sevgi dolu bir insan olmak için kendimi Mesih'in Allah sevgisine yönlendiren kişiliğine ve sevgisine bıraktım.
Bu sayede kişiliğimde büyük değişiklikler oldu Mesih’i anladıkça ve onun sözlerini takip ettikçe değiştim ve değişmek için daha çok istek duydum.
Bu şekilde Hristiyan olmanın Allah’ın bizim için yaptıklarını anlayıp İsa Mesih’in fedakarlığını kavrayarak kendi canını feda edip açmış olduğu kurtuluş yolundan ilerlemek ve dünyada Allah’ın birer açık mektubu olarak insanlara Mesih'in düşmanını bile seven insanları değiştiren sevgisini anlatmak olduğunu anladım.
Şimdi aile hayatımda iş hayatımda İsa Mesih beni değiştirerek sağlamış olduğu mükemmel ilişki ile hayatımı onun elerine bırakarak yaşıyorum. Bu sayede hem dünyada hem ölümden sonra yaşamda İsa Mesih’in beni dünyada taşıdığı gibi taşıyacağına olan inancımla Mesih'in ikinci gelişini bekliyorum.
İsa Mesih bugün ve yarın insanların günahları için kendini feda etmiş Rabbim ve benim hayatımın en önemli varlığıdır
|